Menemen Cumhuriyet Halk Partisi Menemen İlçe Örgütünün organize ettiği 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programına, ADD ve Menemen Belediyesi'nde çalışan
kadınlar katıldılar. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü dolayısıyla Hükümet Meydanında bulunan Atatürk Anıtına çelenk sunan CHP'li kadınlar, Menemen'in aydınları olarak, kadın saçıyla yüce İslam dinini özdeştirip kadını köleleştirmeye çalışarak siyasi rant elde etmek isteyenlere karşı duracaklarını söylediler. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla CHP Menemen İlçe Örgütü Hükümet Meydanında toplanarak Atatürk Anıtına çelenk koyarak saygı duruşunda bulundular. Çelenk sunumundan sonra kadınlara seslenen CHP Menemen İlçe Başkanı İsmail Akıncı, Toplumlarda kadın erkek eşitliği demokrasinin insan temel hak ve özgürlüklerinin en önemli faktörlerinden bir tanesidir. Kadın erkek eşitsizliğinin önüne geçmek için CHP olarak Cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana her geçen gün bir yenisi olmak üzere sürekli adımlar atılmıştır. Son yapılan medeni kanundaki değişiklikle bu adımlar biraz daha ileriye gitmiştir. Kadın hakları konusunda parti olarak mücadelemize tüm gücümüzle devam edeceğiz. CHP İlçe Yöneticisi Sadık Tanrıverdi ise yaptığı konuşmada, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününün tarihçesini anlattı. Sadık Tanrıverdi, “Bir ülkede kadın sorunları çözülmemiş ise kadın toplumdaki yerini almamış ise o ülkede çağdaşlıktan, demokrasiden söz edilemez. İşte bunun için Mustafa Kemal Atatürk ilkelerine sahip çıkıyoruz. Çünkü o büyük insan daha cumhuriyet ilan edilmeden 1921 yılında ülkemizde kadınlar gününün kutlanmasına, kadın sorunlarının tartışılmasına izin vererek kadınlara birey olma özgürlüğü kazandırmıştır.1950'li yıllardan sonra verilen haklar birer birer geri alınmış ikinci plana itilmiştir. Bugün itibariyle gelinen nokta çok daha vahimdir” dedi. Menemen Hükümet Meydanında yapılan kadınlar günü kutlamasında konuşan CHP İlçe Yönetici Sadık Tanrıverdi, çağdaşlığın ve demokrasinin temelinde kadın -erkek eşitliği olduğunu, kadınların
kullanılmaktan, sömürülmekten, aşağılanmaktan kurtulamadığını, itaat etmek kadınların kaderiymiş gibi gösterildiğini söyledi.Tanrıverdi, “Kadın olmak kaderdir; ama kölelik kader değildir. Gerici, çağ dışı zihniyetler, kadının bedeni ve fikri özgürlüğünden korkuyorlar. Çünkü kadının ekonomik bağımsızlığı özgürlüktür, çağdaşlıktır, güçtür. Ülkemizde bir adım ileri iki adım geri atarak kadınlarımızı orta çağ karanlığına itmek istiyorlar. Bugünlerde yeni oluşturulan Anayasamıza koyulan kadın hakları ile aciz, zayıf ve sakat insan muamelesi reva görülmektedir. Yine anayasamızda yapılacak değişiklikle kadınlara baskı yapılacağı, türbanla sınırlı kalmayacağı, baskının artacağı gün gibi ortadadır. Kadınlarımızın başına türban taktırılmak isteniyor. Amaç, cumhuriyetin başına türban takarak nasıl tahrip edileceğini denemek. Rejimi değiştirerek teokratik düzeni getirmenin yanı sıra Müslüman kadınlar ve Müslüman olmayan kadınlar diyerek toplumu ikiye bölmek istiyorlar. Üniversitelerimizde türbanlı ve türbansız öğrenci gündemi yaratıp kışkırtma politikası uygulayarak siyasi rant avcılığı ve çıkarcılık yapılıyor. Mevcut iktidar ABD ile kol kola girip Müslümanların kanını akıtıyor. Türkiye Cumhuriyeti ile hesaplaşıyorlar. Biz diyoruz ki bırakın laiklikle, Cumhuriyetle uğraşmayı Cumhuriyetimize sahip çıkalım. Yarın çok geç olabilir. Bütün bu oluşumlara Cumhuriyet kadınları geçit vermedi vermeyecektir. Cumhuriyetimizi sonsuza dek koruyacaktır. Kadın anamızdır, yarimizdir, kadın geleceğimizdir, kadın en yüce değerimizdir, kadın var oluşumuzun sebebidir. Kadın vatandır, kadın yaşamın ta kendisidir. Menemen'in aydınları olarak, kadın saçıyla yüce İslam dinini özdeştirip kadını köleleştirmeye çalışarak siyasi rant elde etmek isteyen çağdışı gerici zihniyetlere karşı duracağız” diyerek sözlerine son verdi.